|
Allah Kitabı bilmez avanaklar!
ŞU olayın yansımalarına bakınız!..
Çok ibret verici bir e-postayı değerlendirmelerinize sunarak, Atatürk İlkeleri’nin, Cumhuriyet Devrimleri’nin karşısına dikilen güdümlü sürünün kalibresi hakkında bilgi sahibi olmanızı diliyorum.
Ne yazık ki, vatandaştan sayılan bir şuursuz manda (!) gazetemize şu kelimelerle saldırıyor;
“Kim bu Tercüman ?
El cevap. Allahsızların, işbirlikçilerin, PKK’lıların, darbecilerin, Peygamber düşmanlarının ve bilumum terör örgütlerinin duygularına tercüman oluyordu. Şimdi hesap zamanı. Sanki meydanı boş zannediyordu. Bunlardan hesap sormalı. Benim Allahıma, Peygamberime küfret, daha sonra bunu demokrasi, hukuk, laiklik adına yaptım de. Sonunuz yaklaştı”.
Bu aşağılık çakalın e-postasında “Kaan” adlı bir imza var, bu adı kullanıyor.
Bu kafası, kimliği boşaltılmış robota göre TERCÜMAN, “Allahsızların, işbirlikçilerin, PKK’lıların, darbecilerin, Peygamber düşmanlarının ve bilumum terör örgütlerinin duygularına tercüman oluyor” muş!..
“Hayvanoğlu hayvan” desem, hayvanlar alemine ayıp!.. Bu yüzden “Ulan hıyar, bu gazete PKK’nın nesine mütercimdir... PKK’nın kolundaki de, Allahı,Peygamberi aldatmaya yeltenen din tacirleri de senin tapındığın Haçlı devşirmesi efendilerindir” desem de benim zamanıma yazık, bu iflah olmaz densize karşı. Ama yazayım da, hangi alçakların, en azından sahip oldukları, oy nedeni ile bu mübarek ülkenin kaderi üzerinde nasıl tepinebildikleri ve ipin ucunun nasıl kaçtığı anlaşılsın istedim...
İbret dolu olaylar yaşıyoruz.
Geldiler, Genel Yayın Müdürümüzü aldılar ve gittiler.
Gönderen devlet, gelen devletin polisi, isteyen devletin savcısı.
Devlet bizim, polis bizim polisimiz, savcı bizim savcımız, elbette yerleri başımızın üstü.
Götürülen?..
Onun bir “darbeci” olarak nitelenmesine asla tahammül edemeyeceğimiz, yüreğinden taşan Mustafa Kemal Atatürk sevgisi nedeniyle,”seçilmiş” bir hedef olduğunu bildiğimiz Ufuk Büyükçelebi.
Devlet bizim, polis bizim, savcı bizim olduğu için bu “götürülüşe” elbette çok üzülürüz ama.
Biliriz ki;
Adalet tecelli edecektir.
Ve bugün, bu götürülüşün ardından ağızlarından salyalar aka aka zehirlerini kusan alçaklar, satılmış ruhlarının önlerindeki engellerin asla yıkılmayacağını göreceklerdir.
Bu gözü dönmüş “vatan satıcılar” çağdaş mütareke tacirleri bir yandan, ceplerine döşenen “fon hortumları” gereği Cumhuriyet’in temel ilkelerine saldırırken, beri yandan da, yerleştirildikleri köşelerde milletin milli yapısını ustaca boşaltabilmektedirler ve işte en büyük tehlike budur. Bu yüzden Türkiye Cumhuriyeti Devleti içerisinde,Cumhuriyet’e, Kurtuluş Devrimleri’ne,Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve Atatürk’e düşman bir kitle yaratılmakta, devletine düşman bir millet tabanı oluşturulup, bu taban üzerinde istedikleri gibi dans edebilecekleri zemini muhafaza edebileceklerine inanmaktadırlar...
İşte, bu yukarıda örneğini verdiğim şuursuz magandaları kendilerine yandaş ederek engelleri yırtacakları, Atatürk’ü silebileceklerine inanıyorlar!..
Ben, bedenlerini ve ruhlarını satmaları karşılığı aldıkları bol paraların dışında, bu hayallerinin boş olduğunu kendilerine söyleyivereyim. Çünkü, bu vatan zannettikleri gibi sahipsiz değildir. Yukarıda örneğini verdiğim avanağın yazdıklarını duyarlı bir Cumhuriyet bekçisi olan Sayın Erhan Özhan bize iletirken şunları da belirtiyor: “... haber adlı sitede Sayın Ufuk Büyükçelebi hakkındaki haberin altındaki onlarca yakışıksız yorumun içerisinde bir tanesi hiçbir şekilde kabul edilebilecek tarzda değil. Bilindiği üzere editör kontrolünden geçtikten sonra yayınlanan bu yorumlarda edep ve etik çerçevesindeki eleştirilerin yayınlandığını zannederdik. Ancak, kendisini hep ‘Müslüman’, ‘En Müslüman’ olarak takdim eden Samanyoluhaber’in editörü ‘ek’teki dosyaya kopyaladığım yorumu hangi ‘dini’ duygularıyla onayladı ve yazan kadar sorumluluğunu nasıl aldı? Merak etmekteyim. Buna köşenizde değinirseniz sevinirim. Tercüman’a yönelik yapılan hakaretleri bir Tercüman gönüllüsü olarak üzerime alıyorum ve hakkımı ‘...’ haber çalışanlarına haram ediyorum.”
Ergenekon başlığı altında ortaya konulan meseleden nemalanma peşinde olanların PKK-Barzani-Şeyh Sait ve malum cemaat halkasında bir saadet zinciri koalisyonu olması, dikkat çekicidir. |
|
Son Güncelleme: ( 03 Temmuz 2008 Perşembe )
|
|
|

|